14 Mart 2013 Perşembe

göksun

maraş'ın ilçesi olmasına rağmen arasında 110 km olduğu için alakası olmayan, insanların maraşlı olduğumu düşünmelerini istemediğim için çoğu zaman uzuun uzun açıklama yaparak söylediğim, bir çok çerkes köyünü barındıran, bu yüzden de her cuma/cumartesi ''kuzutepe'de düğün varmış önce oraya gideriz oradan mehmetbey'e geçeriz'' diyaloglarının yaşanabildiği; her düğünün ancak ilk bir kaç saatine teşrif edebilip sonra kuzenler (bkz: nalmes) tarafından satıldığımız, herkesin mutlaka çook uzaktan akraba olduğu, akraba olmasalar da akraba gibi ağırlandığı,kabardeyliğin son kalelerinden biri. ve ne mutlu ki kapıları her daim açık evler barındırmakta.

benim içinse anlamı çok daha derinlerde saklı olan, mutlu çocukluğumu, hüzünlü ilkgençliğimi sarıp sarmalayan yer. köküm olmasa da köklerimin toprağa karıştığı, yeniden yeşerip solduğu; adını her anışımda taze bir bahar havası soluyormuş gibi gelen, yıllardır gidemediğim ikinci evim.

Hiç yorum yok: